TURUNÇGİL YETİŞTİRİCİLİĞİ 

Turunçgillerin yayılmasını sınırlayan en önemli etmen düşük sıcaklıklardır. Gerek düşük, gerekse yüksek sıcaklıklar turunçgillerde meyve verimliliğini ve kalitesini olumsuz etkiler. Turunçgiller düşük sıcaklıktan çok etkilenirler. Soğuğa en hassas tür limondur. Limon 0 C de, portakal -2 C de, altıntop -3 C de, mandarinler -4 C de zarar görürler. Don olayı uzun sürerse zararda buna bağlı olarak artar.

 

Don zararı ağacın meyveli yada meyvesiz olmasına göre değişir. Meyveli ağaç hemen ve daha çok donar. Turunçgillerde büyümenin başlaması için 12-13 0C sıcaklık gereklidir. Bu dönemde turunçgillerin toprak üstü organlarında ( vejetatif aksam ) büyüme başlar. Limonlarda büyüme dönemi sıcaklığı 6-7 0C ye kadar düşer. Gelişme sıcaklığın yükselmesi ile artar. 18-20 0C ler arasında gelişme hızlanır. Büyüme 26-28 0C de tepe noktasına ulaşır.

 

Bu dönemde fotosentez etkinliği en yüksek düzeye ulaşır.30 0C nin üstündeki sıcaklıklarda büyüme durur. Turunçgiller içinde yüksek sıcaklara en dayanıklı tür mandarinlerdir. Sonra altıntoplar, laymlar ve portakallar gelir. Yüksek sıcaklığa en dayanıklı tür limonlardır. Turunçgiller için önemli bir diğer iklim faktörüde rüzgardır. Rüzgar hem şiddetiyle ( ağaçların kırılması, meyve dökümü ) hem de soğukluğuyla turunçgillere zarar verir. Bu yüzden turunçgil bahçesi kurulacak yerlerin hakim rüzgarlara karşı korunması gerekir. Turunçgil bahçeleri engebeli yerlerin korunmuş yamaçlarına tesis edilmeli yada dikimden önce bahçe kenarlarına rüzgar kıranlar dikilmelidir. Bunu için özellikle yayvan gelişen serviler 1 metre aralıklı olarak dikilmelidir.

 

NARENCİYEDE BİTKİ BESİN NOKSANLIKLARI, GÜBRELEME

Narenciyede azot noksanlığı ağaçların büyüyememesine neden olur. Donemdeki azot noksanlığı yaprakların açık yeşil renkli ve sarı olması ile kendini gösterir. Sürgünler kısa, zayıf, ince olur ve ağacın değişik yerlerinde düzensiz bir şekilde sürgünlerde ölme görülür. Meyveler küçük, açık renkli, kalın kabuklu olur ve erken olgunlaşır.

 

Turunçgil bor noksanlığında,  turunçgil türlerinin genç yapraklarında yarı şeffaf görünümlü lekeler oluşur. Damarlar kalın, çatlak ve mantarımsı yapıda olurlar. Genç yapraklarda solma, içe doğru kıvrılma ve uçlardan başlayarak ölüm görülür. Sürgünlerde ve meyve sapında zamklanma görülür. Meyveler küçük ve sert olurlar. Meyve içinde kahverengi lekeler içte ve dışta zamk damlacıkları görülür. Meyve susuz ve kalın kabukludur. Çiçek dökümü görülür.


Turunçgillerde çinko noksanlığı, Turunçgil ağaçlarında noksanlığı en çok görülen besin maddesi çinkodur. Özellikle fosfor fazlalığı nedeniyle ortaya çıkan çinko noksanlığı, turunçgillerde çok yaygındır. Yapraklarda 25 ppm'in altında Zn bulunması halinde belirtiler görülür. Belirtiler, yeşil damarların etrafında gayri muntazam şekilli, sarı lekeler halinde kendini belli eder. Küçülmüş, daralmış ve klorozlu yaprak de metleri oluşur. Sürgünlerde boğum aralan çok kısalır. Bu görüntüler ağaçların güneye bakan yönlerinde daha yaygın olarak görülür. Meyveler susuz ve lezzetsiz olurlar.

Narenciyede fosfor eksikliğinde ağaçlar canlı durmayan donuk yeşil bir yaprak sistemi oluştururlar. Yaşlı yapraklarda nekrozlar görülür ve erken dökülür. Çiçeklenme çok zayıftır. Meyve sayısı çok az, meyveler iri fakat eksi, kaba lifsi dokulu ve kalın süngerimsi kabukludur.

 

Narenciye çeşitlerinde görülen simptomlar, yaşlı yaprakların ana damar çevresinde renk açılması şeklinde başlar. Gittikçe genişleyerek yaprak sararır. Yaprak uçları ise yeşil renklerini korurlar. Yapraklarda erken dökülme olur.

Narenciyede Mangan noksanlığına ait simptomlar magnezyum noksanlığına benzer. Yapraklarda damarlar arasında sararma görülür. Ancak magnezyum noksanlığında simptomlar önce yaşlı yapraklarda görülmesine karşılık, mangan noksanlığı genç yapraklarda görülür. Mangan noksanlığında damarlar arası kloroza ilave olarak, yapraklarda sarı noktalar halinde lekeler oluşur.

Mangan noksanlığının görülme sıklığı ve şiddeti mevsimsel koşullara da bağlıdır. Noksanlık genellikle soğuk ve yağışlı mevsimlerde şiddetli görülmektedir. Bu koşullarda kökün metabolik aktivitesi düşmekte ve mangan alımı azalmaktadır.

Narenciye çeşitlerinde potasyum eksikliğinde, yaprak kenarlarında sarımsı kahve renkli nekrozlar oluşur, geriye doğru kıvrılma ve olgunlaşmadan dökülme görülür. Meyveler normalden küçük, ince kabuklu ve asidik olurlar. Potasyum noksanlığı çeken ağaçlarda turgor basıncı düşer ve su stresi olunca bitkiler gevşek dokulu bir hal alırlar. Kuraklığa ve dona karşı dayanıklılık zayıflar. Aynı şekilde hastalık etmenlerine ve tuzlu toprak koşullarına karşı bitkiler çok daha duyarlı olurlar. Bitki dokularında ve hücre organellerinde anormal gelişmeler görülür. Bitkide ksilem ve floem dokuların oluşumu geriler. Dokularda ligninleşme azalır. Bunun sonucu olarak potasyum noksanlığında gövde zayıflar.

Narenciyede bor noksanlığında,  Narenciye türlerinin genç yapraklarında yarı şeffaf görünümlü lekeler oluşur. Damarlar kalın, çatlak ve mantarımsı yapıda olurlar.

 

Genç yapraklarda solma, içe doğru kıvrılma ve uçlardan başlayarak ölüm görülür. Sürgünlerde ve meyve sapında zamklanma görülür. Meyveler küçük ve sert olurlar. Meyve içinde kahverengi lekeler içte ve dışta zamk damlacıkları görülür.

 

Meyve susuz ve kalın kabukludur. Çiçek dökümü görülür.

Narenciyede bakır noksanlığı,

Bakır  noksanlığının sık görülmeyişinin nedeni, bitkilerin düşük olan ihtiyacını karşılayacak kadar toprakta bakır  bulunması, bitkilere verilen birçok zirai mücadele ilacının önemli miktarda bakır içermesi, kullanılan gübrelerin safsızlık olarak bir miktar bakır içermeleri ve hayvan gübrelerinin bakır içermesidir. Topraksız yetiştiricilikte, yetiştirme ortamına yeterli miktarda bakır verilmediği takdirde bakır noksanlığı görülecek ve bitki normal gelişmeyecektir. Genel bir ortalama olarak yapraklarda 5 ppm bakır  yeterli olmaktadır.

Narenciyede demir noksanlığında, Kloroz (sarılık) belirtileri meyve ağaçlarının genç yapraklarında hafif sarılıkla başlar. Damarların yeşil kalarak damar aralarının sarıdan sarımsı-beyaza kadar değişen renk açılmaları demir noksanlığının tipik belirtisidir.

 

Toprak ve hava koşullarına bağlı olarak genç yapraklarda başlayan klorotik belirtiler, yaşlı yapraklarda hızla yayılır. Hastalık ilerledikçe yaprakların kenarlarında kırmızımtırak ve kahverengi kurumalar görülür ve çoğu kez yaprağın tüm çevresini kaplar. Hızla sararan ve lekelerle kaplanan yapraklar zamanla dökülürler. Kloroza yakalanmış ağaçlar hemen kurumaz. Ancak sarılık ve yaprak dökümü sonucunda asimilasyon alanı azalan bitkinin fızyolojik dengesi bozulur.

 

Gelişme yavaşlar, çiçeklenmeyi olumsuz yönde etkileyerek verim düşüklüğüne yol açar ve önlem alınmazsa kuruma görülür. Noksanlığı belirlemek için toprak ve yaprak analizi yapılması uygundur.

Narenciyede kalsiyum noksanlığında meristem dokuların büyümesi yavaşlar, noksanlık belirtileri önce büyüme noktalarında ve genç yapraklarda kendini gösterir.

 

Genç yapraklar deforme olur ve yaprak kenarlarında siyah ve kahverengi nekrozlar oluşur. Noksanlıktan zarar gören dokularda hücre duvarları eridiğinden buraları yamuk bir yapı alır

Narenciye magnezyum noksanlığında çeşitlerde görülen simptomlar, yaşlı yaprakların ana damar çevresinde renk açılması şeklinde başlar.

 

Gittikçe genişleyerek yaprak sararır.

 

Yaprak uçları ise yeşil renklerini korurlar. Yapraklarda erken dökülme olur.

 

TANK SIRALAMASI
Sırasıyla ÜRÜN ADI İÇERİK
1 GOLDEN WET PH DÜŞÜRÜCÜ- YAYICI YAPIŞTIRICI
2 GOLDENMIX BİTKİ BESİNİ
3 İNSEKTİSİT BÖCEK İLACI
4 FUNGUSİT MANTAR İLACI  (Ayrı bir kapta karıştırdıktan sonra)
 
GOLDEN WET
İlaçlama suyunun PH sını düşürür, ilacın bozulmasını önler. İlaçlar bitkiye uygulandıktan sonra ilacın yaprağa yayılmasını sağlar, yapraktan akmasını önler.
100 LİTRE SUYA
50 cc
BOOLTEX

Toprak pH sını düşürür. Demir, Fosfor ve fosfatların alımını kolaylaştırır. Toprakta bulunan kireci bitki tarafından alınabilir kalsiyuma çevirir, kireci giderir. (Yararlı toprak pH sı 6.4 tür )

SEZON BAŞINDA İLK SULAMADA UYGULAYIN....

DÖNÜME
1 KG
GOLDENMIX
1. uygulama Çiçeklenmeden önce
2. uygulama meyve tutumunda
3. uygulama hasattan 45 gün önce yapılır
100 lt suya
150 cc
200 cc
200 cc
GOLDEN ÇİNKO Gözler patladığında ve çiçeklenme bittikten sonra uygulanır. En önemli uygulanma zamanı ise meyve toplandıktan (erken sonbaharda, yaprak henüz düşmeden) yapılandır. Gelecek ilkbaharın gözlerinde çinko birikimini ve sağlıklı yeni sürgünlere olanak sağlar. 100 lt suya
80 - 100 cc
COMPLEX Organik Esaslı Damla sulama - Salama sulama gübresi.
İlk sulamada veya Meyve teşekkülünden hemen sonra.
DÖNÜME
5 - 7 KG
GOLDEN DROP

GOLDEN DROP FOSFOR

Sezon Başında

golden drop dengeli

Sezon Ortasında

GOLDEN DROP POTAS 

Hasattan 45 gün önce

100 LİTRE SUYA
GOLDEN POTAS Hasattan 45 gün önce veya potasyum eksikliği görüldüğünde. 100 lt suya
150-200 gr

Bitki Besin Noksanlıkları ve arazları ve NOKSANLIK RESİMLERİNİN TAMAMINI ANLATAN Domates yetiştiriciliğini İNCELEYİNİZ.

 

Turunçgillerde topraktan fazla miktarda kaldırılan ve çeşitli nedenlerle alınamayan bitki besin maddeleri toprağa ve gerektiğinde yaprak gübresi şeklinde tekrar ağaçlara verilmelidir. Tekniğine uygun bir gübreleme için mutlaka toprak ve yaprak analizi yapılmalıdır. Toprak analizi için bahçeden 0-30 cm ,30-60 cm 60-90cm ve 90-120 cm derinliklerden toprak örneği alınmalı ,alınan örnekler analiz edildikten sonra gübreleme programı belirlenmelidir.

CEY KİMYA
Teknolojilerimiz fark yaratır

DOTP Fabrikaları
DOP Fabrikaları
BioDizel Fabrikaları
ANAHTAR TESLİMİ
 
YEŞİM PLASTİK

KAMPET
ÇOCUK OYUN PARKLARI
İÇ MEKAN OYUN ALANLARI
FABRİKADAN HALKA

 

Turunçgillerde makro bitki besin elementleri dediğimiz ve ağacın en fazla ihtiyaç duyduğu azot fosfor ve potasyum gübrelemesi çok önemlidir. Fosfor ve potasyum gübresi çiftlik gübresi ile beraber kış öncesinde (Kasım-Aralık ) ağacın taç iz düşümüne açılacak 5-6 adet 15-20 cm derinliğinde açılan çukurlara verilmeli ve üzeri kapatılmalıdır.

TOPRAK İSTEKLERİ

Turunçgiller için uygun topraklar; hafif ve orta ağır yapıda, iyi drene olabilen, gevşek ve iyi havalanabilen kumlu, kumlu – tınlı, tınlı, killi – tınlı yapıdaki topraklardır. En ideali ise süzek ve iyi havalanabilen kumlu –tınlı topraklardır. Turunçgiller için toprağın havalanması çok önemlidir. Çünkü turunçgil kökleri yüksek oranda oksijen ister, havasız kalırsa hemen boğulur. Turunçgillerde kökler 30-90 cm. derinliklerde bulunur. Toprağın havalanması düştükçe kökler toprak yüzeyine çıkarlar. Turunçgil kökleri uygun ortamlarda yatay olarak 7-5 m. ye kadar yayılabilirler.

 

Turunçgillerde bahçe tesis edilecek toprak derinliği en az 1,5-2 m. olmalıdır. Bu derinliğe kadar geçirimsiz bir kil tabakası bulunmamalı, taban suyu sorunu olmamalıdır. Dikimden önce en az 120 cm.ye kadar 30 cm.lik derinlikler halinde mutlaka toprak numunesi alınmalı sonuca göre bahçe tesis edilmelidir. Bahçe tesis edilecek yerde eğim % 3 ve daha fazla ise toprakta teraslama yapılmalıdır.

 

Turunçgillerde toprak PH’sınında hafif asit olması istenir. İdeal PH 6 dır. PH 5 in altına indikçe ve 7,5 in üstüne çıktıkça biriken ağır metal ve elementlrin etkisi ile turunçgil kökleri zehirlenirler. Örneğin PH 5 in altına indikçe Mn bitkide fazla miktarda taşınır. PH 7,5 un üstüne çıktığında FE, Zn, Mn noksanlıkları ortaya çıkar.

 

Turunçgiller için tehlikeli bir durumda durgun sulardır. Durgun sular göllenme veya taban suyudur. Turunçgiller fazla suyu sevmezler. Eğer bir bahçede drenaj yok ise kış yağışları ve sulama suyu ile fazla su birikir. Durgun su ; tuzları, sülfatları, karbonatları vb. eriterek kök çevresinde oksijensiz, PH sı düşük ve tuzlu bir ortam oluşturur.

 

Turunçgil bahçesi kurulacak yerde

Uygun iklim ( sıcaklı ve rüzgar )

Uygun toprak ( iyi havalanabilen, drenaja sahip, taban suyu sorunu olmayan, derin ve verimli, kumlu – tınlı yapıda olmalı ) Sulama için yeterli ve kaliteli su Uygun anaç seçimi çok önemlidir.

 

TOPRAK HAZIRLIĞI

 

Turunçgil yetiştiriciliği için virüsten ari, sertifikalı fidan kullanılmalıdır. Dikimde önce bahçe tesis edilecek toprağın tesviyesi yapılmalı, pulluk tabanı olarak bilinen sert geçirimsiz tabakanın mutlaka kırılması gereklidir. Bu tabakanın kırılması için en uygun zaman toprakların kuru olduğu eylül ayıdır. Bahçe içerisinde mutlaka temiz su kaynağı olmalıdır.

 

Bahçenin kenarına çit çekilmelidir. Bahçe içini soğuk rüzgardan koruma için rüzgar kıranlar yapılmalıdır. Rüzgar kıranların kökü, bsin maddesine ortak olmaması için çok geniş yayılmamalıdır. En uygun bitki kavak ( servi ) dir. Kullanılacak servi dağınık taçlı ve herdem yeşil olmalıdır. Rüzgar kıranlar fidan dikiminden önc tesis edilmelidir.

 

Tesviyesi tamamlanmamış toprak dikimden önce ( ocak – şubat aylarında ) bir herbisitle ilaçlanmalıdır. Turunçgillere özel yabancı ot ilacı ile yabancı otlarla mücadele edilir.

Fidan Temini

 

Turunçgil yetiştiriciliğinde fidan temini çok önemlidir. Çünkü fidan temini hatalı yapılırsa geriye dönüş mümkün değildir. Üreticilerimiz bu konuda çok hassas olmalıdırlar.Satın alınan fidanlarda, mutlaka virüs ve virüs benzeri hastalıklardan ari olduğunu belirten sertifika aranmalıdır.Sertifikalı üretim yapılan yerlerden fidan alınmalıdır.Genç dönemlerde fidanların virüs ve virüs benzeri hastalıkla bulaşık olduğu gözle görülmez.Bu hastalıklar birkaç yıl sonra ortaya çıkmaktadır.Eğer fidanlar virüs ve virüs benzeri hastalıklarla bulaşıksa, ileri dönemlerde;

 

Meyve kalitesi bozulur.

Ürün azalır.

Ağacın ömrü kısalır.

Gelişim zayıflar.

Bazıları ileri devrelerde ölür.

 

Diğer hastalık ve zararlıların etkisi artar. Alınan fidanın, bahçe kurulacak arazinin toprak özelliklerine uygun anaçlar üzerine aşılanmış olması gerekir. Akdeniz bölgesinde anaç olarak turunç kullanılır. Ancak Çukurova bölgesinde yapılan denemelerde Carrizo strange turunçtan daha fazla performans göstermiştir. Fakat Carrizo anacı, Evocortis hastalığına (Cüceleşme virüs hastalığı) çok duyarlı olduğu ve PH sı yüksek topraklarda yetişmediği için turunç anacı kullanılmaktadır.

 

Turunç anacı da Tristeza (göçüren virüs hastalığı) virüs hastalığına karşı çok hassastır.Üç yapraklı kirece hassas olduğu için Akdeniz sahil şeridinde tavsiye edilmez.

 

Alınan fidanlarda anaç üzerine bölgemize uygun özellikler gösteren çeşitlerin aşılanmış olmasına dikkat edilmelidir.

 

Fidanların kök sisteminin ve toprak üstü kısımlarının iyi gelişmiş olması gerekir. Fidan kök boğazında kim hatasından kaynaklanan düğümün (deve boynu) olmaması gerekir.

 

Dikilecek fidanın kökü büyük ve topraklı olmalıdır. Torba fidan kullanıldığında darlıktan dolayı fidanın içe doğru kıvrılan fazla kökleri kesilmelidir. Vejetatif aksamı fazla gelişen fidanlar, fazla terleme ile su kaybı olmaması için 20-25cm den kesilmelidir.

 

DİKİM ÇUKURLARININ AÇILMASI

Turunçgillerde dikimde verilecek aralıklar seçilen türe ve çeşidin ağaç büyüklüğüne göre belirlenir. Dikim aralıkları ağaçların taç büyüklüğüne göre 5x5m ile 8x8m arasnda değişir. Dikim mesafeleri en az tür mandarinler olurken, en fazla tür altıntoplardır.

 

Limonlar6x6m

Mandarinler5x5m, 6x6m,

Portakallar7x7m yafa ve valencia (8x8m)

Altıntoplar7x7m veya 8x8m

Dikim Çukurlarının Açılması

 

Turunçgiller için kare, dikdörtgen ve üçgen dikim yapılabilir. Fakat yapılan dikim toprak işleme, sulama, ilaçlama gibi kültürel işlemlere engel olmamalıdır. Bunun için kare dikim tercih dilmelidir.

 

Seçilen türün ve çeşidin ağaç büyüklüğüne, arazinin eğimine ve uygulanacak kültürel işlemler düşünülerek dikim yapılacak yerler seçilir, işaretlenir ve çukur açımına geçilir.

Armut Ilaclama Programı
Baglarda Ilaclama Prog
Ceviz Ilaclama Programi
Elma Ilaclama Programi
Erik Ilaclama Programi
Kayisi Ilaclama Programi
Kiraz Visne Ilaclama Prog
Şeftali Ilaclama Programi
Şeftali yıllık bakımı
resimlerle anlatım

Geniş bahçelerin tesisinde çukurlar burgu ile açılmalıdır. Fakat burgu ile çukur açarken yaş ve ağır yalpı topraklarda, çukurun yan duvarlarında kaymak tabakası oluşur. Bel veya kürek ile bu sert tabaka alınmalıdır.

 

Küçük alanlarda kazma ve kürek ile çukur açımı en yaygın yöntemdir. Açılacak çukurların ebatları genellikle toprağın yapısına göre değişir. Turunçgil çeşitleri için 35-40cm çapında, 35-40cm derinliğinde çukurlar yeterlidir.

 

DİKİM

Turunçgil fidanı dikilecek yerde sırt yapılır. Fidanlar dikilmeden önce çukura konacak harç hazırlanmalıdır. Bu amaç için iki kürek iyi yanmış çiftlik gübresi ve 200gr 3x15 gübresi kullanılabilir. Bu malzemeler açılan çukurun yanında toprak üstüne atılır ve yeterli miktarda yüzey toprağı ile karıştırılır. Çukurun içine bu karışımdan fidanın konacağı düzeye kadar doldurulur.

 

Plastik tüp içerisinde getirilen fidanlar 1 gün önce sulanmalıdır. Plastik torba iki taraftan kesilerek uzaklaştırılır. Fidanın kökleri kontrol edilir. Oluşan kazık kök dipte gelişmiş ve kıvrılmış ise bu kısım kesilerek uzaklaştırılır. Fidanların kök ve gövdesinde kullanılacak çakı, makas gibi tüm kesicilerin kullanmadan önce %2 lik Sodyum hipoklorid çözeltisi içerisine batırılarak sterilizasyonu gereklidir. Özellikle genç bahçelerde kesinlikle steril dilmemiş aletler kullanılmalıdır. Çünkü bölgemizde bulunan exocortis ve cachexia hastalıkları aşı gözleri ve kesici aletlerle taşınmaktadır. Bölgemizde en uygun dikim zamanı Şubat-Mart aylarıdır.

 

Köklerin temizlenmesinden sonra fidan taşla doldurulmuş toprak üzerine konularak dikim yapılır. Turunçgil bitkisi derin dikilmemelidir. Dikimden sonra toprak sıkıştırılmalı, fidan başına en az 35-40 lt can suyu verilmelidir. Toprak kurumadan ikinci bir sulama yapılmalıdır. Dikim toprak tavlı iken yapılmalıdır.

 

DİKİM SONRASI YAPILACAK İŞLER

Fidanlar iyice tutuncaya kadar toprak tipine göre 10-15 günde bir sulanmalıdır. Fidanın dikiminden sonra dengeli ve sağlam bir tac oluşturmak amacıyla 60cm den tepe kesimi yapılmalıdır. Aşı noktası ile kesim yeri arasındaki mesafe 5-6cm olmalıdır.

Genç fidanların gövdeleri, güneşin zararından korumak amacıyla gazete kağıdı veya kalın kağıtla sarılmalıdır. Fidan büyüdükçe kağıt yerine kireç badanası yapılmalıdır. Yalnız kireç tek başına kullanıldığında çabuk yıkanan ve dökülen bir maddedir. Bunun için kirecin içerisine az miktarda beyaz tutkal karıştırılmalıdır.

 

Hastalık veya zararlı etkisiyle, Zayıf ve Yorgun olan bitkiye, tek başına ilaç vermeyin, Strese sokmayın.
Strese giren ağaç bir hafta on gün kendine gelemez, ürün geç yetiştirir, pazar kaybolur.
Ürününüz ucuza satılır.
Her ilaçlamada, muhakkak GOLDEN WET ve GOLDENMIX le beraber ilaç verin.

ÜRÜNLERİMİZİ ZİRAİ İLAÇ BAYİLERİNDEN veya      www.TarimMarketi.com     dan TEMİN EDEBİLİRSİNİZ