GOLDEN CABOR Yaprak gübresi

KALSİYUM BOR NOKSANLIĞI

 

Sık karşılaşılan bitki besin eksikliklerinden birside kalsiyum-bor eksikliğidir.

 

Normal beslenen bitkiler 25 – 100 ppm arasında bor içerirler. Bitki kuru maddesinde 20 ppm bor yeterlilik sınırı olarak değerlendirilir. Bununla birlikte değişik bitki gruplarının bor kapsamı arasında önemli farklar vardır. Genellikle dikotiledon bitkilerin bor kapsamları, monoltiledon bitkilere göre daha yüksektir. Bu bitkilerin bor gereksinimleri de daha yüksek Tahıllarda bor noksanlığının seyrek görülmesinin nedeni de bu bitkilerin bor kapsamlarının ve gereksinimlerinin düşük olmasıdır.

 

Tütünde tepe hastalığı, şeker pancarında öz çürüklüğü, elmalarda mantarlaşma çekirdek evi, karnabaharda kahverengi çürüklük, kerevizde çatlak gövde, turpta kahverengi öz, patatesin iç de kahverengi lekeler ve yoncada uç yaprakların sararması gibi hastalıklar bor noksanlığından ileri gelen beslenme bozukluklarıdır.

 

Bor noksanlığına en duyarlı bitkiler, şeker pancarı, hayvan pancarı, kereviz ve ıspanaktır. Karnabahar, şalgam, lahana, Brüksel lahanası, havuç, pırasa, marul, turp bitkileri de bor noksanlığına duyarlı bitkilerdir. Meyve ağaçlarından elma ve armut bor noksanlığına duyarlı bitkiler olarak bilinirler.

 

Bor noksanlığı öncelikle bitkilerin büyüme noktalarına zarar verdiği için bitkilerde büyüme çok yavaşlar. Yapraklar ve dallar kolay kırılan, gevrek bir yapı alırlar. Noksanlığın çok şiddetli olması halinde büyüme noktaları ölür ve büyüme tamamen durur. Çiçek meyve oluşumu engellenir, Yapraklar kıvrılır, kalınlaşır ve koyu mavi-yeşil bir renk alırlar.

Armut ve elma ağaçlarında bor noksanlığı benzer zararlanmalar yaparlar.
Çiçek soğuktan zarar görmüş gibi aniden solar ve siyah kahve renk alırlar.
Fakat bu haliyle düşmeyip bir süre dalda dururlar.
Don zararları aynı görüntüyü yaratmakla beraber, don etkilenmiş çiçekler hemen dökülürler.

Şiddetli noksanlık halinde yaprak çıkışı gecikir.
Vegetatif büyüme noktaları ölür, sürgünler kısa olur, yapraklar küçük ve bozuk şekilli olurlar.
Ancak yapraklarda kloroz görülmez.

Elma ve armut meyvelerinde büyük şekil bozuklukları ve iç ve dışta mantarlaşmalar görülür.
Meyveler normalden küçüktür ve bazen çatlamalar olur.
Bor noksanlığından ileri gelen dış mantarlaşmalar, kalsiyum noksanlığın dan ileri gelen acı benek hastalığı ile karıştırılmamalıdır.

Acı benek dalda ya çok geç dönemde, veya daha çok hasattan sonra, depolama sırasında ortaya çıkar.
Turunçgil bor noksanlığında,  turunçgil türlerinin genç yapraklarında yan şeffaf görünümlü lekeler oluşur.
Damarlar kalın, çatlak ve mantarımsı yapıda olurlar.
Genç yapraklarda solma, içe doğru kıvrılma ve uçlardan başlayarak ölüm görülür.
Sürgünlerde ve meyve sapında zamklanma görülür.
Meyveler küçük ve sert olurlar.
Meyve içinde kahverengi lekeler içte ve dışta zamk damlacıkları görülür.
Meyve susuz ve kalın kabukludur. Çiçek dökümü görülür.
Asmada bor noksanlığında genç yapraklarda damarlar arasında sarı lekeler şeklimde kloroz ortaya çıkar.
Kloroz yaprak kenarlarından başlayıp ortaya doğru yayılır. Kloroz çoğu kez şekil bozukluğu ile birliktedir.
Sonraları yaprak kenarları kahverengine döner ve kurur.
Meyve sapları kısa ve kalın olur.
Vegetatif gelişme noktalan kalınlaşır ve ölür, buna bağlı da yan sürgünlerin sayısı artar.
Ancak bu yan sürgünler de arazlı olurlar.
Meyve ve salkımlarda üzüm tanelerinin çoğunluğu buruşuk ve çekirdeksizdir, sadece aralarlında birkaç tanesi normal durumdadır.
Şeftali ve kayısı bor noksanlığında meyvelerinde kahve renkli lekeler veya mantarımsı doku oluşur. Bazı durumlarda meyvelerde çatlama ve büzülme görülebilir. Olgunlaşma gayri nizami olur.
Pancarda Bor noksanlığının sebep olduğu hastalıklar içerisinde, pancarlarda görülen öz çürüklüğü en çok bilinenidir.

Pancarlardaki bor noksanlığı özellikle kurak yıllarda ve uzun süren kurak periyotlardan sonra görülür.
Bu bakımdan bor noksanlıkların sorun olduğu yere sulama aralıklarının ayarlanmasına özel dikkat gösterilmelidir.

Noksanlık halinde önce büyüme geriler, genç yapraklar birbirine yakın bir şekilde oluşurlar ve alt kısıma doğru daralırlar.
Damarlar arasında sarımsı yeşil ve sarı renkli lekeler oluşur.
Yapraklar kıvrılır.
Genç ve orta yaprakların saplan üzerinde yara kabuğuna benzer, gri - koyu kahve kabarcıklar oluşur.
Yumru içinde kahverengi halkalar şeklinde başlayan öz çürüklüğü, ilerledikçe dokuları tamamen öldürür ve pancarın içinde siyah çürük bir kısım oluşur.
Öz çürüklüğü depolama sırasında artar.
Öz çürüklüğü çok ciddi ürün kaybına neden olur.
Mısırda bor noksanlığında boğum aralarının kısalması neticesinde bitkide bodurlaşma, orta yaprakların her iki yüzünde orta damar çevresinde beyaz nekrotik lekeler görülür.

En genç yapraklar kıvrılır ve ölür.

Koçanlar küçük, çarpık şekilli, koçanda tane sayısı olağanüstü az olur.
Patateste bor noksanlığında bitkide boy kısalır, yan dallanma artar, bitki çalımsı bir görüntü alır.

Yapraklar kalın ve gevrek olur ve bazı durumlarda kenarları içe doğru kıvrıktır.

Yaprak sapı düzleşir.

Genç yapraklar ve büyüme noktaları başlangıçta koyu yeşil renkli olurlar, sonraları kloroz gelişerek ölürler.

Yaprakçıkların kenarlarında kahverengi noktacıklar şeklinde nekrozlar oluşur, daha sonra bunlar birleşerek büyürler.

Eğer bor noksanlığı bu aşamada giderilirse, yeni sürgünler çıkar.

Noksanlığın sürekli olması halinde yaşlı yapraklar da sararır ve solar.

Yumru içindeki yuvarlak halka şeklindeki damarlar kahverengiye döner.

Kabuk koyu renklidir ve kaba bir yapıya sahiptir.

Melanin oluşumu nedeniyle, kesilen yüzeyler kısa sürede kırmızımsı koyu kahve renge döner.
Pamuk da bor noksanlığında büyüme gerilemesi, yan sürgünlerde artma, tepe tomurcuklarının ölmesi, kalın ve gevrek yapılı içe kıvrık yaprakların oluşumu bor noksanlığının belirtilerindendir. Tomurcukların çoğu açılamaz. Kapsüller bozuk şekilli olur ve çoğu Olgunlaşmadan açılır.  Lif kalitesi düşer, ürün azalır ve kapsüller olgunlaşmadan dökülür. Yapraklarda ve bitkinin genel görünümünde açıklanan arazlar olmadan da kapsül dökümü ve lif azalması ve kalite bozulması görülebilmektedir.  
Karnabaharda bor noksanlığında çekici bir görüntü veren süt beyaz renk bozularak kahverengileşme olur.
Doku oldukça gevşek ve sapa doğru iç boşluğu oluşur (içi boş gövde).
Yaprak kenarlarında bazen sarımsı kırmızı parlak lekeler oluşur.
Brüksel lahanasının açık oluşması, havuçta gövdede geniş ve derin çatlaklar çıkması, kerevizde içte kahverengileşme bor noksanlığının verdiği zararlardandır.  
Domateste bor noksanlığında küçük genç yapraklar kalınlaşmış ve kırılabilir yapıda oluşurlar, kahverengi nekrotik lekeler vardır.
Yaşlı yapraklar sari renkli olup, kenarlarda renk kahveye dönüktür.
Gövde zayıf bir yapıya sahiptir.
Noksanlığın çok şiddetli olması halinde büyüme noktaları ölür, gövdede morumsu renk oluşur.
Meyve sayısı az ve içlerinde kararma görülür.
Hıyarda bor noksanlığında bitkisinde büyüme noktaları ölür.
Genç yapraklar grimsi kahve renkli içe doğru kıvrıktırlar ve çabucak ölürler.
Yaşlı yapraklar klorozludur.
Boğum araları kısaldığından bitki boyu normalden kısa olur.
Çeltikte bor noksanlığında bitkisinde boyuna büyüme geriler ve bu sebeple bitkiler çalımsı bir görünüm alır. Renkleri koyu yeşil olur. Genç yapraklarda ve büyüme noktalarında çok sayıda sarımsı beyaz renkli lekeler görülür. Lekeler yaprakların her iki yüzünde, yaprak uçlarında damar civarında yoğunlaşırlar. Yeni çıkmakta olan yapraklar tamamen beyaz, kıvrık olup açılınca alt yarıları kahverengileşir ve ölürler. Noksanlığın ileri devrelerinde, küçük beyaz klorotik lekeler tam yaşlı yapraklara da sıçrar. Bitki yeni yan dallar çıkarır, bu yan dallarda da aynı arazlar görülür. Tohum ölçümü tamamıyla durur.  
Ayçiçeğinde bor noksanlığında  bodurlaşma, yan dallarda artma, genç yapraklarda sararma, küçülme, şekil bozukluğu, yapraklarda içe doğru kıvrılma, bazen nekroz oluşumu ve ölme bor noksanlığının simptomlarıdır. Çiçekler az ve bozuk şekilli, tohum sayısı az ve içi boş olur. Yapraklarda tarif edilen simptomlar, noksanlığın şiddetli ve devamlı olması durumunda yaşlı yapraklara da sıçrar.  
Çilek bor noksanlığında bitkide genç yapraklar küçük, uçları ve kenarları kahve renkli ve kurumuş vaziyettedir. Bazen yaprak ayası açık renkli bir kloroz gösterir. Çiçek az ve solgun olur. Meyveler küçük ve deforme olmuş durumdadır.  
Tahıllarda bor noksanlığı fazla görülmez. Noksanlık söz konusu olduğu zaman gövdede kısalma, geniş yapraklarda rengin açık yeşil olması, başaklarda ve tanelerde küçülme, başaklarda normalden uzun sure yeşil kalması gibi arazlar görülür. Bu devrede Bor alımını artıracak uygulamalar yapılırsa, yeni küçük yan başak oluşumu görülür.  
Marulda bor noksanlığında dış yapraklar normalden koyu yeşil renkli olur. Genç yapraklar lekeler şeklinde kloroz gösterirler veya tamamen sarı renkli olurlar. Aynı zamanda genç yapraklarda şekil deformasyonu vardır. Kalın dokulu ve kırılgan olurlar. Kenarlarda, kenar yanıklarını andıran kahve renkli lekeler vardır. Bu belirtiler kalsiyum noksanlığının neden olduğu kenar yanıkları ile karıştırılabilir.  
Tütünde genç yapraklar sarımsı yeşil veya tamamen sarı renkli, küçük, bozuk şekilli ve kıvrık vaziyette olurlar. Gövdede kalınlaşma vardır. Büyüme noktaları ölür, bazı yan sürgünler çıksa da onlar da çabucak aynı şekilde ölürler.  

Yüksek oranda amonyum azotu ile beslenme, toprakta su yetersizliği, yüksek tuz konsantrasyonu ksilem suyundaki kalsiyum miktarını azaltır. Bu nedenle bu faktörler domateste çürümelere yol açan faktörler diye bilinir.

 

Toprak çözeltisinden kalsiyum iyonlarının alınıp yukarı taşınması kök uçları vasıtasıyla olmaktadır. Bu nedenle yeni köklerin oluşumunu engelleyen düşük sıcaklık, yetersiz havalanma gibi faktörler kalsiyum alımını engelleyerek noksanlığa neden olabilir. Floem dokularda bulunan kalsiyum immobildir.

 

Bu nedenle daha önce absorbe edilmiş olan kalsiyumun meyve oluşum döneminde floemde taşınarak meyveye ulaşması güçtür. Meyve olumu devresinde topraktan kalsiyum iyonlan alınarak ksilem yolu ile meyveye ulaşmadığı takdirde meyvelerde kalsiyum noksanlığı zararları görülebilecektir.

 

Asit karakter taşıyan yerlerde kireçleme amacıyla kalsiyumlu bileşiklerin kullanılması söz konusu olmaktadır.

 

Bununla birlikte bazı faktörlerin etkisiyle bitkilerde kalsiyum noksanlıkları görülmektedir. Bitkilerin meyve ve depo organlarına kalsiyum akışında ortaya çıkan azalmalar kalsiyum noksanlığına bağlı problemler yaratır.

 

Örneğin

 

Elmalarda görülen acı benek;

Domates, biber, patlıcan gibi sebzelerde görülen çiçek burnu çürüklüğü;

Kerevizde meyve İçinin kararması;

 

Brüksel lahanasında içten kahverengileşme kalsiyum noksanlığının meydana getirdiği zararlardır.

Hastalık veya zararlı etkisiyle, Zayıf ve Yorgun olan bitkiye, tek başına ilaç vermeyin, Strese sokmayın.
Strese giren ağaç bir hafta on gün kendine gelemez, ürün geç yetiştirir, pazar kaybolur.
Ürününüz ucuza satılır.
Her ilaçlamada, muhakkak GOLDEN WET ve GOLDENMIX le beraber ilaç verin.

ÜRÜNLERİMİZİ ZİRAİ İLAÇ BAYİLERİNDEN veya      www.TarimMarketi.com     dan TEMİN EDEBİLİRSİNİZ