BİTKİLERDE ÇİNKO NOKSANLIĞI, BELİRTİLERİ ve NOKSANLIKLARIN GİDERİLMESİ 


 BİTKİLERDE ÇİNKO NOKSANLIĞI VE BELİRTİLERİ


% 15 ÇİNKO

ÇİNKO - BOR

% 5 ÇİNKO

ÇİNKO - AZOT
Topraklarda çinko miktarı çoğu kez küçük düzeydedir. Özellikle yüksek pH'a sahip ve kireç miktarı yüksek olan topraklarda çinko oldukça düşük miktarlarda bulunur ve bunun neticesinde de bu gibi topraklarda yetişen bitkilerde çinko noksanlığı görülür. Yıkanmış, asidik topraklarda da bitkiye yarayışlı çinko miktarı oldukça düşüktür. Aynı şekilde bu tip topraklarda yetişen bitkiler de çinko noksanlığı çekerler.

 

Fazla miktarda fosforlu gübrelemenin de çinko noksanlığı yarattığı bilinmektedir. Yüksek fosfat konsantrasyonu bitkide metabolik bozukluk yaratarak çinko noksanlığına sebep olmaktadır. Diğer bir ifade ile yüksek fosfat konsantrasyonu çinkonun fizyoloji yarayışlılığını etkilemektedir.

Toprağa fazla miktarda organik gübre uygulanmasının ardından bitkilerde çinko noksanlığı görülebilir. Bunun nedeni organik maddenin çinkoyu bağlayarak bitki köklerince alınmasını güçleştirmesidir.

Toprağın ıslaklık nedeniyle veya ağır tekstürlu olması nedeniyle yetersiz havalanması, düşük sıcaklık, su yetersizliği gibi faktörler de çinkonun hareket kabiliyetini olumsuz  etkileyerek, çinko noksanlığı yaratırlar.

Sayılan tüm bu nedenlerden ötürü, pratikte birçok durumda çinko noksanlığının önüne geçilmesi zordur. Bu gibi hallerde yapılacak uygun toprak ve yaprak gübrelemelerinden müspet sonuçlar elde edilir. Bitkilerde çinko noksanlığının tedavi edilmemesi durumunda bitkiler bundan büyük zarar görürler.

Bitkilerde çinko noksanlığı belirtileri yapraklarda damarlar arasında kloroz şeklinde ortaya çıkar. Yapraklarda damarlar yeşil kalırken, damarlar arasında renk açık yeşil, sarı ve hatta beyaza döner. Çinkonun bitki bünyesinde hareket kabiliyeti iyi olmadığından, noksanlık halinde yaşlı yapraklardan yeni oluşan yapraklara çinko taşınamaz. Bu nedenle de noksanlık belirtileri genç yapraklarda kendini belli eder

 

AŞAĞIDAKİ NOKSANLIKLAR GÖRÜLDÜĞÜNDE ÜSTEKİ ÜRÜNLERDEN BİRİNİ KULLANINIZ.

Turunçgillerde çinko noksanlığı, Turunçgil ağaçlarında noksanlığı en çok görülen besin maddesi çinkodur. Özellikle fosfor fazlalığı nedeniyle ortaya çıkan çinko noksanlığı, turunçgillerde çok yaygındır.

Yapraklarda 25 ppm'in altında Zn bulunması halinde belirtiler görülür. Belirtiler, yeşil damarların etrafında gayri muntazam şekilli, sarı lekeler halinde kendini belli eder. Küçülmüş, daralmış ve klorozlu yaprak de metleri oluşur.

Sürgünlerde boğum aralan çok kısalır. Bu görüntüler ağaçların güneye bakan yönlerinde daha yaygın olarak görülür. Meyveler susuz ve lezzetsiz olurlar.

Şeftalide çinko noksanlığının tipik belirtisi, daralmış, küçülmüş yapraklar ve rozet oluşumudur. Bu ölçümün nedeni ise boğum araları uzunlukları oldukça kısalmış olmasıdır.  

Yaprak kenarları bazen dalgalı bir hal alırlar. Yaprak yüzeyin de damar kenarları yeşil kalmak üzere, damar aralarında sari mozaik şeklinde lekeler oluşur.  

Noksanlık çok şiddetli değilse sari mozaik şeklinde lekeler oluşur. Noksanlık çok şiddetli değilse sadece yaprakları etkiler, sürgün gelişimi normal devam eder. Ancak noksanlık şiddetli ise sürgün gelişimi tamamen durur.  

Sürgünlerde meyve tomurcuğu sayısı azalır veya tamamen yok olur. Şeftali meyvelerinde, meyve etlerinde kararmalar görülür.

Kiraz ve vişnede çinko noksanlığında, Ağaçlarda, küçük yapraklılık veya rozetleşme gözlenir. Belirtilere yeni gelişen kısımlarda rastlanır. Sürgünlerin boğum araları, sürgün ucuna doğru kısalır. Yapraklar, normal şeklini kaybederek, şiddetli kuraklığa maruz kalmış gibi kurur ve dökülür. Meyve tutumu etkilenir. Meyveler ufak kalır ve deforme olur.

 

Bu noksanlığa, topraktaki çinko yetersizliği, aşırı fosfor neden olabilir.

PH’sı yüksek ve kolay yıkanan hafif topraklarda sık rastlanır. Tedavi için, toprak ve yaprak analizleri yaptırılmalı, analiz sonuçlarına göre topraktan veya yapraktan, çinko içeren gübre uygulamaları yapılmalıdır.

 
Mısırda çinko noksanlığında genç yapraklarda açık yeşil renk ve orta damarın her iki yanında beyaz ve sarı renkli çizgiler seklinde bir görünüm vardır. Özellikle soğuk ve nemli havalarda bu görüntü daha bariz bir hal alır. Boğum araları kısalır ve bitki cücemsi bir görünüm alır.

Pamuk da çinko noksanlığında boğum araları kısalarak bitki bodur çalımsı bir görüntü alır. Klorotik lekeler önce orta kısımlardaki tam olgunlaşmış yapraklarda, damar aralarında görülür. Daha sonra damarlar da etkilenerek, yaprak ayasını kırmızı lekeler kaplar. Yapraklar

normale göre daha kalın olurlar. Olgunlaşmasını tamamlamış genç yapraklarda kahverengi lekeler vardır. Daha küçük yapraklar anormal şekilde kalın ve gevrektir ve kenarları yukarı doğru kıvrık vaziyettedir. Noksanlığın ileri devrelerinde yapraklar çok küçülerek rozet oluşumu görülür. Meyve tutumu azalır ve olgunlaşma gecikir.

Domateste çinko noksanlığında bitkide boğum araları incelmiş ve normalin yarısı veya üçte biri oranına kısalmıştır. Dolaysıyla bitki bodur görünümdedir. Yaşlı yaprakların kenarları bazen yukarı doğru kıvrık olur ve gayri muntazam dağılmış, sarımsı yeşil lekeli bir görüntüdedir. Klorozlu bölgelerde sonradan beyazımsı kahve ve kahve renkli nekrotik lezyonlar oluşur ve hızlı tüm yaprak yüzeyini kaplar. Takiben yaprak kurur ve ölür, portakal veya gri renkli görünüm almıştır. Başlangıçta damarlar etrafında dar bir şerit halinde yeşil alan kalır. Orta yapraklar oluşumundan itibaren küçüktür ve koyu yeşil renklidir, kenarları az çok yukarı doğru kıvrıktır. Yaprak sapına ucuna doğru, yaprak iyice daralır ve kıvrılır. Yapraklar normalden kalın ve gevrek bir yapıdadır. Yaprak ana damarlar bazen aşağı doğru kıvrılırlar. Bazen, yaprakların özellikle alt yüzeylerinde damar renkleri menekşe menekşemsi kahve renk alırlar. Yaprak tüylülüğü artar ve bunun neticesinde gümüşümsü gri yeşil bir renk sergilerler. Meyveler küçük kızarırlar.

Buğdaygiller çinko noksanlığına duyarlı olmakla birlikte, çinko miktarı aynı derecede düşük olan topraklarda yetişen buğdaygil bitkilerinde yapılan çinko gübrelemesinden çok olumlu sonuçlar alınabilmektedir.

 

Buğdayda çinko noksanlığında yaşlı yaprakların üst kısımlarında gayri muntazam klorozlu lekeler oluşarak, gayri muntazam bir ağ manzarası gösterir. Klorozlu bölgeler önce beyaza, sonra kahverengine döner. Daha sonra lekeler birleşerek tüm yaprağı kaplar ve yapraklar ölür. Genç yapraklar normal renkli fakat küçük kalmışlardır.

Bağlarda da çinko noksanlığı yaygın olarak ortaya çıkmaktadır.
Erken ilkbaharda oluşan yapraklar küçük, dar ve dişli olurlar.
Damarlar arasında çok sayıda klorotik lekeler oluşurken damarların etrafında 1 - 2 mm genişliğinde bir bölge yeşil rengimi korur Alt yapraklar yeşil kalır veya hafif klorozlu olurlar.
Belirtiler sürgün uçlarına doğru daha şiddetli bir hal alırlar.
Büyüme geriler, ana sürgünler çalımsı bir hal alırlar.
Salkımlar seyrek ve üzüm taneleri küçük olur.
Noksanlık şiddetli ise meyve çok az olur.
Patateste çinko noksanlığında çeşitler arasında çinko noksanlığına duyarlık bakımından önemli farklar vardır. Büyüme çok zayıflar. Yapraklar deforme olur ve grimsi kahve veya bronz renkli lekelerle kaplanır. Bu görüntüler Genç yapraklarda daha hâkim vaziyettedir. Yaprak ayaları çoğunlukla kalınlaşır. Noksanlığın Şiddetli olması halinde yaprak dökümü olur ve sonunda bitki ölür.  
Şeker pancarında çinko noksanlığında yeni çıkan yapraklar sarımsı yeşil renkli olurlar. Noksanlığın Demir olması halinde, yaprak ayası beyazımsı bir renk alırken, damarlar ve yaprak sapları bir süre yeşil renklerini korurlar. Bu görüntü pancarda beyaz leke hastalığı olarak adlandırılır. Sıcak, güneşli havalar bu simptomu artırır. Şeker pancarı bu elemente karşı, mısır ve baklagillerden daha az hassastır. Eksikliğinde yaprakların gelişimi yavaşlar ve ortadaki genç yapraklarda bir sararma görülür. Yaprağın üst yüzeyinde damarlar arasında sarı veya beyazımsı lekeler oluşur. Daha sonra yaprağın damar araları kurur fakat damarlar yeşil ve kabarık kalır. Çinko yetersizliğinin erken devrelerinde çinko sülfat uygulanırsa belirtiler hızla kaybolur. Türkiye'de çinko eksikliği özellikle Güney Anadolu'da narenciye alanlarında ve Orta Anadolu pancar ekim alanlarında görülmektedir
Çeltikte çinko noksanlığında bitkide çinko noksanlığı yaygın bir biçimde görülür. Genç yaprakların orta damarları sarımsı yeşil bir renk alırlar. Bu renk değişimi yaprağın orta kısımlarında daha belirgindir ve uç kısma doğru azalır. Yaşlı yaprakların uç kısımlarında koyu kahve nekrotik lezyonlar oluşur. Gövde kısa kalır. Kardeşlenme olmaz.
Çayda çinko noksanlığında yapraklar olağanüstü küçük, orak şeklinde kıvrık ve klorozlu olurlar. Daha çok sürgün uçlarında oluşan kloroz bahçeye sarı bir görüntü verir.  
Marulda çinko noksanlığında rozet şeklinde bir görüntü alır ve büyüme geriler. Yaşlı ve orta yapraklarda kenarlarda kahverengi lekeler, aralarda nice kağıt gibi sarımsı yeşil nekrotik lekeler oluşur. Sonraları bu nekrotik lekeler genişleyerek tüm yaprağı kaplar. Yaprakların ışık görmeyen kısımları yeşil ve sağlıklı kalırlar, ancak bitki genel görünüm itibariyle yanık bir manzara sergiler. Lahana, havuç, marul, kereviz, bezelye ıspanak orta derecede duyarlı sebzelerdir.  
Fasulyede çinko noksanlığında bitkide boğum aralarının kısalması neticesinde bitki bodur, çalımsı bir hal alır. Yapraklar açık yeşil - sarı renk alır. Çiçek dökümü olur. Baklalar küçük ve boştur. Soyadaki belirtiler da benzer şekildedir.  

Meyve ağaçlarında yaprak oluşumu olumsuz etkilenir. Sürgün uçlarında rozet teşekkülü görülür. Rozet oluşumu norm yapraklara göre 20 – 30 kere daha küçük, çok sayıda yaprağın sık bir şekilde bir arada toplanarak meydana getirdiği rozete benzer bir oluşumdur.

 

Ağacın yaprak sistemi seyrekleşir. Tomurcuk sayısı azalır ve bazı tomurcuklar açılmadan kalır. Sürgünler ölür ve yapraklar erken dökülür. Genellikle yapraklarda 20 ppm düzeyinde çinko noksanlık sınırıdır.

 

Bitkilerde çinko noksanlığına özellikle meyve ağaçlarında sık rastlanır. En duyarlı meyve: turunçgiller ve şeftalidir. Tarla bitkileri ve sebzelerden mısır, soya, pamuk, patates, fasulye, soğan çinko noksanlığına duyarlı türlerdir.

 

Meyve ağaçlarının hepsinde çinko noksanlığının tipik belirtisi, daralmış, küçülmüş yapraklar ve rozet oluşumudur. Bu ölçümün nedeni ise boğum araları uzunlukları oldukça kısalmış olmasıdır.

 

Yaprak kenarları bazen dalgalı bir hal alırlar. Yaprak yüzeyin de damar kenarları yeşil kalmak üzere, damar aralarında sari mozaik şeklinde lekeler oluşur.

 

Noksanlık çok şiddetli değilse sari mozaik şeklinde lekeler oluşur. Noksanlık çok şiddetli değilse sadece yaprakları etkiler, sürgün gelişimi normal devam eder. Ancak noksanlık şiddetli ise sürgün gelişimi tamamen durur.

 

Sürgünlerde meyve tomurcuğu sayısı azalır veya tamamen yok olur. Taş çekirdekli meyvelerin meyve etlerinde kararmalar görülür.

 

Elma ağaçları çeşitlerine göre çinko noksanlığını duyarlık bakımından aralarında büyük farklılıklar gösterirler.

 



Hastalık veya zararlı etkisiyle, Zayıf ve Yorgun olan bitkiye, tek başına ilaç vermeyin, Strese sokmayın.
Strese giren ağaç bir hafta on gün kendine gelemez, ürün geç yetiştirir, pazar kaybolur.
Ürününüz ucuza satılır.
Her ilaçlamada, muhakkak GOLDEN WET ve GOLDENMIX le beraber ilaç verin.

ÜRÜNLERİMİZİ ZİRAİ İLAÇ BAYİLERİNDEN veya      www.TarimMarketi.com     dan TEMİN EDEBİLİRSİNİZ